“Yaşadığımız çağı suçlamak, kendimize bahane yaratmaktır.”
Thomas Fuller
Liderlik, hız, değişim ve teknoloji. İş dünyasında her an kopan kıyametin dört atlısı. Bilginin, ilgiden geçtiği ve enformasyonun başarının temel kaynağı olduğu bir yeni yüzyılın içerisindeyiz. Değişimin hızı ve şiddeti giderek artıyor. Yeni moda bu ve durmayacak gibi.
Modanın, taklitleri nasıl değerli bulunmuyor ise şirketlerin de pazarda olup biteni aynı kulvarda rekabet ettiği şirketlerden kopyalayarak hayata geçirilmesi de uzun soluklu olmuyor. Özgünlükten ve kendine haz ruhtan uzak iş yapma usülleri müşteride karşılık bulmuyor.
Şirketin yapısı, finansal gücü, ve üretimleri her an eskiyor. Artık uzun vadeli strateji ve hedefler oluşturulamıyor. Çünkü müşteri beklentileri sürekli değişiyor ve müşteriler yeni beklentiler içine giriyor. Kalıcı olan tek şey ise, marka yönetimi ve iletişimi sayesinde üretilen mal ve hizmetlere giydirilmiş anlam.
Şikayetlerin ve beklentilerin çoğaldığı günümüzde iltifata tabi marifet ise anlamsızlıktan anlam çıkarmak. Bu, şirketin veya çalışanlarının yaptıkları işe yükledikleri anlam ve özgünlükle ilgili. Tam da bu anda sahneye lider çıkar. Lider şirket yöneticisi veya birim yöneticilerinden olacak diye bir kural yok, olmamalı da. Eğer olur ise hiyerarşi ve bürokrasi devreye girmiş demektir ki. Hız çağında buna tahammül yok.
Şirketlerin değişime uyum sağlaması, rekabet ortamında doğru zamanda reflekslerini gösterebilmesi ve değişimi iş kültürü haline getirebilmesi için entelektüel içeriklerden oluşan bir öğrenme kültürü geliştirmesi gerekir. Bu ortam liderlerin sahneye çıkmasına uygun zemin hazırlamak demektir.Ne de olsa başarıyı getiren bilinenler değil yapılanlardır.
İnsanın yaratılışından kaynaklana ihtiyaçlarından biri, değer görmek ve doğru anlaşılmak ve mutlu olmaktır. Bu duygudurum çalışanlar içinde, müşteriler içinde böyledir. Liderin görevi taraflar arasında bağ kurmak, esinlendirmek ve motive etmektir.
Lider; şirketin lokomotifi, katalizörü ve esinlendiricisidir. Kriz zamanları vardır, çalkantılı dönemler vardır. Ortak amaçlarve ekip ruhunun en çok ihtiyaç duyulduğu bu anlar yeni liderler ortaya çıkarır. Bu lider o an kendini gösterir ve durumu kurtarır. Lider vizyonu benimsemiştir, ilham vericidir ve tüm geçmişinde o ana hazırlamıştır kendisini. O an bütünsel bir bakış açısı ile risk aldığını dahi düşünmez ve yapması gerekene tamamen odaklanmış durumdadır. Bu duruş ile lider, çevresindekilerin güvenini kazanmış, hayal ile gerçek arasında köprü kurmuş ve çevresini etkilemiştir. O andan sonra geriye dönüş olmaz ve yoluna devam eder. Günümüz iş dünyasında ihtiyaç olan vasıf ve temsil; idarecilik, yöneticilik ve patronluktan ziyade liderlik ruhuna sahip olmaktır.
Liderlik belli bir bilgi birikimi veya pozisyonu gerektiriyorsa donanımlı zihnin, gönlünü işine veren bir kalbe yani lidere ihtiyacı vardır.
Lidersizseniz, lider sizsiniz

